Askerlik bitti… :)
Aralık 2009 itibari ile Kocaeli/İzmit İlçe Jandarma’da başlamış olan kısa dönem askerlik hizmetim Mayıs 2010 itibari ile bitmiştir. En kısa zamanda yeni yazılarım ile sizlerle olacağım…
Aralık 2009 itibari ile Kocaeli/İzmit İlçe Jandarma’da başlamış olan kısa dönem askerlik hizmetim Mayıs 2010 itibari ile bitmiştir. En kısa zamanda yeni yazılarım ile sizlerle olacağım…
Cumartesi günü başka bir etohum toplantısına katılmak üzere Microsoft Türkiye ofisindeydik. Daha önceki etkinliklere göre daha kalabalık bir ortamda gerçekleşen etkinlik diğerleri gibi oldukça verimli ve güzel geçti.
Etkinlik mimarı Burak Büyükdemir açılış konuşmasını yaptıktan sonra bir girişimcinin dikkat etmesi gereken konular konulu bir sunum ile nelere dikkat etmek gerekiyor, nelerden sakınmak gerekiyor bunlar üzerinde durdu.
Bir diğer konuşmacı da Türkcell’de yıllarca İş Geliştirme Müdürü olarak görev yapan şimdilerde ise bu görevinden ayrılıp kendi şirketi olan Mivento‘yu kuran Altuğ Acar’dı. Amerika’dan başlayan hikâyesine Türkcell’den devam etti ve şu an kurduğu şirket ile girişimci/yatırımcı yönü üzerinde durdu. Özellikle mobil ve internetin birleştirildiği projeler konusunda çok alan olduğunu ve bunları değerlendirmek gerektiğini ifade etti. Ayrıca Türkcell ya da diğer şebekeler ile iş ortaklığı konularında da yapılacak çok şeyin olduğunu, projelerimiz için onlarla görüşebileceğimizi ifade etti.
Daha sonra konuşmacı olarak gittigidiyor ve benzeri Türkiye’nin en önemli internet firmalarının avukatlığını ve danışmanlığını yapan Erdem Türkekul “Şirket Kurma, Telif Hakları, Patent Hakları” konularında oldukça faydalı bir sunum gerçekleştirdi. Daha önce katıldığım bütün toplantılarda ve söyleşilerde herkesin söylediği bir şey vardı. Bir gün mutlaka yatırımcı/ortak almayı düşünüyorsanız mutlaka Anonim Şirket kurun. Erdem bey de bu konu üzerinde duranlardı. Hem şirkete ortak alma, sorumlulukları paylaşma, vergi vs konularda AŞ’ler daha avantajlı ve mantıklı.
Sonrasında Türkiye’nin cember.net ‘i 3.15 milyon EURO’ya xing.com’a satılması ile tanıdığı, cember.net kurucusu Çağlar Erol sözü aldı. Cember.net ‘in kuruluş aşamasından satış aşamasına kadar geçen evreleri, zorlukları, sorunları, çözümleri… kısacası başlangıcından satış aşamasına kadar gerçekleşen bütün iyi ve kötü olayları bizlerle paylaştı. Sonrasında ise yeni projeleri olan doktorlarsitesi.com, tasit.com ve enuygun.com üzerinde durdu.
doktorsitesi.com doktorlar ile hastaları internet üzerinde bir araya getiren bir platform. Oldukça yeni ve hızla büyüyen bir platform. zamanla büyüdüğünü ve çok daha iyi noktalara geleceğini belirtti. Aynı şekilde tasit.com ve enuygun.com da yeni ve hızlı büyüyen projeler arasında. Bunların geleceği konusunda bilgilendirmelerde bulundu.
Çağlar Erol’un üzerinde durduğu en önemli konu ise ortak/yatırımcı bulma konusundaydı. Her zaman için bir projeyi satmak için yaptığını ve cember.net te olduğu gibi diğer projelerde de belli bir noktaya gelince mutlaka satacağını belirtti. Bizlerin de bu düşünce ile yola çıkarak ne erken ne de geç tam zamanında “exit” yapmamız gerektiğini belirtti.

Gittigidiyor.com ortaklarından da olan Aydonat Atasever cimri.com konulu konuşmasını/sunumunu gerçekleştirdi. Gittigidiyor.com üzerinde pek durmadan yüzeysel geçtikten sonra cimri.com un kuruluşu, yapısı ve geleceği üzerinde durdu. Cimri.com şu an mevcut fiyat/ürün karşılaştırma siteleri arasında en fazla komisyon alan site. Fakat buna karşılık kaliteli bir hizmet sunarak verilen fiyata değecek bir hizmet sunduklarını da belirtti. Aydonat beyin, üzerinde durduğu bir diğer nokta ise cimri.com üzerinden giden müşterilerin satın alma gerçekleştirip gerçekleştirmemesi önemli olmadan giden her müşteri için bir komisyon aldıklarını söyledi. Buna sebep olarak ta, giden müşterinin alışveriş yapıp yapmadığının takibi, giden müşterinin ürünü beğenip gidip mağazadan alması ya da beğenip başka zaman o ürünü satın alması nedenli ile gerçekçi bir takip işlemi yapılamadığından dolayı böyle bir yol izlediklerini söyledi.
Sonuç olarak çok keyifli ve samimi bir ortamda gerçekleşen bu etkinliğe katıldığım için çok memnun oldum. Şu anki işlerimde ve gelecekteki projelerimde bu fikirlerden/açıklamalardan çokça faydalanacağımı ifade etmeliyim.
Bu etkinliğin gerçekleşmesini sağlayan sevgili Burak Büyükdemir’e tekrardan teşekkür ediyorum.
14 Kasım Etohum Kampı from Burak Buyukdemir on Vimeo.
Music And Clipbox Nedir?
Music and Clipbox kapalı devre müzik ve klip yayını yapan bir eğlence ve reklam projesidir. Kurulduğu mekânlarda; kiosklar bir ses sistemi ile birlikte plazma/LCD TV’lere bağlanarak açık olduğu süre boyunca müzik/klip yayını yapılması sağlanır. MESAM/MÜYAP gibi kuruluşlarla ve müzik şirketleri ile yapılan anlaşmalar gereği bu cihazların koyulduğu mekânlarda müzik yayını nedeni ile oluşabilecek her türlü “Telif Hakkı” sorunu ortadan kaldırılmış oluyor. Üstelik bunun için mekân sahibinin cebinden tek kuruş para çıkmadan!
Music And Clipbox nasıl çalışır?
Müşteriler istedikleri klibi ya da müziği kiosktaki dokunmatik ekran yardımıyla seçerek, klibin altına alt yazı mesajı ekleyebilmektedir. Müşterinin seçmiş olduğu klip plazma ekran aracılığı ile mekânda bulunan herkes tarafından izlenebilirken, parçayı seçmiş olan kişinin yazmış olduğu alt yazı da klip boyunca alt yazı olarak geçmektedir.
Ayrıca bu sistemin cep telefonu ile SMS ya da alternatif yöntemlerle de kullanılabilmesi düşünülmüştür.
Reklam Seçenekleri
Müzik ve eğlence projesinde sizler reklamlarınızı ne şekilde yayınlayabilirsiniz. Bunun için çeşitli reklam seçenekleri mevcut.
Otto Reklam Prodüksiyon Bilişim A.Ş. tarafından şirket adına Türkiye ve Avrupa’da projenin patenti alınarak proje koruma altına alınmıştır.


Türkiye’nin en büyük alışveriş sitelerinden biri olan hepsiburada.com ‘un tasarımı birkaç gün önce değiştirildi. Böyle bir değişikliğin çok yerinde oluğunu ve Doğan Grubu bünyesinde bulunan diğer sitelerinde benzeri bir elden geçirme sonucunda daha hoş bir tasarıma kavuşturulmaları gerekiyor.
Fakat birkaç gün sonra internette çeşitli sitelerde, hepsiburada.com ’un yeni tasarımı ile www.dhgate.com adlı sitenin tasarımlarının benzerlik bir yana tıpa tıp aynı olması nedeni ile bir an şaşkınlık içerisinde kaldıktan sonra bu şaşkınlığı üzerimden attım.
Kafamda iki soru işareti belirmişti.
Doğan Grubu küresel pazarda yayın yapacak yeni bir site mi açmıştı acaba. Çünkü isim buna çok müsaitti. Doğan Holding baş harfleri kullanılarak www.dhgate.com diye bir site kurulabilirdi. Ama kısa bir araştırmadan sonra bunun imkânsız olduğunu anladım. Çünkü Uzakdoğu menşeli bu sitenin Doğan Grubu ile bir alakası olamazdı.
Acaba www.gittigidiyor.com ‘un benzeri bir olayı tekrardan mı yaşıyoruz diye. Hatırlayacaksınızdır, dünyanın en büyük e-ticaret sitelerinden biri olan www.ebay.com ‘a tasarım ve yapı itibari ile çok benzeyen www.gittigidiyor.com arasında geçen bir dizi görüşmeden sonra www.ebay.com Türkiye’nin en büyük e-ticaret sitelerinden biri olan www.gittigidiyor.com ’a ortak olmuştu. dhgate.com ile www.hepsiburada.com arasında böyle bir ilişki olabilir mi ya da oldumu acaba diye kafamın bir kenarında bir soru işareti ağır basıyor.
İleriki günlerde bu konu detayları mutlaka duyulacaktır. hepsiburada.com ‘un bir (ç)alıntı olayı içerisinde yer alacağını düşünmüyorum ama ikinci ihtimal konusunda bir beklenti içerisinde olduğumu da belirtmeden geçemeyeceğim.


Google, Microsoft, Yahoo, Facebook gibi şirketlerin çalışma ofislerini görüp te keşke biz de böyle bir ofiste çalışabilsek demeyen yoktur sanırım. Ofisten daha çok insanların eğlenerek, işini severek çalışmalarını sağlayarak performanslarını artırmak amaçlanmış. Bunda başarılı olduklarından şüphe yok ki zaten çalışanlar da eğlenerek orda çalıştıklarını ifade ediyorlar.
Türkiye’de son dönemde internette yer alan bazı ofis fotoğraflarından yukarıda ifade ettiğim şirketlerin ofis politikalarına benzer şeyler uygulamaya çalışanların olduğunu öğrenebiliyoruz.
Yeni kurulan www.ofisfoto.com adlı internet sitesi bizlere çeşitli firmaların ofis fotoğraflarını sunuyor. İsteyen herkes kendi ofis fotoğraflarını burada paylaşabiliyor. Şu an itibari ile az sayıda ofis fotosu olsa da ilerleyen zamanlarda çok daha fazla ofis fotoğrafının burada yer alacağını düşünüyorum.
Birkaç Türk firmasının fotoğraflarını görünce, ne kadar eğlenceli olduklarını ve bu şekilde bir ofis ortamının çalışanların performansına ne kadar olumlu anlamda etki edeceğini zamanla göreceğiz mutlaka.

Her Siteye Lazım; connect to people – connect to web site
Sosyal ağların, hayatımıza girmek bir yana, yaşantımızın büyük bir bölümünü oluşturmaya başlaması ile birlikte sıkça karşılaşılan sorunlardan birisi de aynı içerikleri tek tek farklı sitelere yazmak ya da her biri için bir kullanıcı adı ve şifre hatırlama sorunsalı idi.
90’lı yıllarda email kullananlar hatırlayacaktır. 90’ların sonunda 2 MB’lik, 3 MB’lik mail adresleri kullanıyorduk, 3 tane mail gelince eskileri silmeden yeni mail almada sorun yaşıyorduk. Bu gidişe birisinin son vermesi gerekiyordu ve nihayetinde google mail işine el atınca geniş kotalı mail adreslerine kavuşmuş olduk. Google’un bir sihirli değnek gibi mail sektörüne girmeseydi bizler belki de halen daha düşük kotalı mail adreslerini kullanmaya devam ediyor olacaktık.
Nihayetinde günümüzde her birimizin en az 3-4 site üye olduğumuzu ve birkaç günde bir mutlaka bu sitelere giriş yaptığımızı varsayarsak her site için bir kullanıcı adı ve şifre oluşturma, bunları akılda tutma bir ızdırap niteliği oluşturmaya başlamıştı. Hele bir de üye olmak için sayfalarca form doldurmak ise ayrı bir eziyet. Benim gibi formu doldurmaya başlayıp yarısında sıkılıp pencereyi kapatan biri iseniz her siteye üye olma sorunsalı daha da vahim bir durum oluşturuyordur.
Şimdi bu sorunları ortadan kaldıracak birkaç platform üzerinde duracağız.
Open Social – Friend Connect
Open Socail, Google tarafından geliştirilmiş, birçok siteyi(sosyal ağlar, arkadaşlık siteleri, portallar, bloglar, haber siteleri… Kısaca üyelik gerektiren bütün siteler) tek bir hesap ile kullanabilmenize olanak sağlıyor. Tek konuş, kullanacağınız sitenin bu hizmeti sunuyor olması. Gerisi çocuk oyuncağı
Facebook Connect
Facebook birçoğumuzun en çok kullandığı, hatta Türkiye’nin yüzde 20’sinin üye olduğu bir sosyal ağ. İnsanların maillerine bakmaktan bile daha fazla vakit harcadıkları bir platform. Facebook’ta kendi platformunu geliştirerek üyelerinin Facebook üzerindeki üyelik bilgilerini kullanarak farklı siteleri kullanabilmelerine olanak sağlıyor.
Twitter ise micro-bloggin olarak konumlandırılan 140 karakterlik bir mesaj paylaşım platformu. Türkiye’de henüz çok yaygın olarak kullanılmasa da yurtdışında çok yaygın kullanılan bir platform. Twitter da kendi üyelerine böyle bir kolaylık sağlamak için bir uygulama geliştirdi.
FriendFeed
FriendFeed ise Facebook’un daha özelleştirilmiş bir hali. Zaten geçtiğimiz günlerde Facebook tarafından satın alındı. Facebook’un giderek FriendFeed’e çok fazla benzemeye çalıştığı da belirli çevreler tarafından dile getirilmektedir. FriendFeed de kendi üyelerine böyle bir kolaylık sağladı.
Bunun gibi onlarca siteyi daha sayabiliriz. Genellikle birbirlerine destekler nitelikte olduklarından bir tanesine üyeyseniz eğer, kullandığınız platformu destekleyen bütün sitelere aynı bilgiler ile giriş yapıp siteyi kullanabileceksiniz. Tek yapmanız gereken gitmek istediğiniz sitede kendinizi aktif hale getirmeniz.
Olayı biraz daha somut hale getirirsek, Facebook üyesiyseniz eğer FriendFeed’i kullanmak için gidip yeni bir hesap oluştur şifreyi aklında tut vs. yüklerinden kurtulmak için “Facebook hesabın ile giriş yap” iconuna tıklayarak form doldurma sıkıntısından kurtulup siteye giriş yapabilirsiniz.
Bunlar haricinde bizlere sunulan diğer bir kolaylık ise, bir sitede yaptığımız değişiklikleri diğer sitelerde de anında paylaşabilmemiz.
Nurettin TOPAL
29 Ekim 2009
Levent, İstanbul
Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun…
Etohum Girişimiclik Kampı
“Beni öldürmeyen şey beni güçlendirir. Nietzsche”
Bugün “etohum Girişimcilik Kampı” etkinliği kapsamında Bersay İletişim Enstitüsü’nde bir günlük “WorkShop” taydık.
Benim adıma oldukça keyifli ve bilgilendirici geçtiğini belirtmek isterim. Eminim ki diğer katılımcılar da benimle aynı fikirleri paylaşıyorlardır.
Başka bir yazımda etohum konusunu uzun uzun ele alacağım zaten, şimdilik bilmeyenler için sadece şu kısa bilgiyi vereyim. Burak BÜYÜKDEMİR önderliğinde yürütülen bu çalışmalar neticesinde girişimciler ile yatırımcılar bir araya getirilerek, her iki tarafın da ardığı şey; girişimci için para, yatırımcı için proje bu sayede birbirini buluyor.
Etkinlik organizatör’ü Burak BÜYÜKDEMİR günün açılış konuşmasını yaptıktan sonra yatırımcı görüşmelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar, İş Planı hazırlama ve sunma konularında oldukça dolu dolu geçen bir sunum yaptık. Akşama kadar anlatsa durmadan dinlerdim.
Daha sonra Av.Gökhan AHİ konuşmasını yaptı. Oldum olası hukuki konuları sevmemişimdir Gökhan bey’in sunumu oldukça keyifliydi. Bana enteresan gelen ise internet, bilgisayar, e-ticaret konularında olayın hukuksal boyutu ile ilgili açıklamalarda ve önerilerde bulundu.
İnternet dünyasında yeni projeler ve girişimler ile mevcut projeler konusunda olup bitenleri takip etmek adına ilk girdiğimiz sitelerden birisi olan webrazzi.com’un ve Crenvo Danışmanlık’ın kurucusu Arda KUTSAL sözü aldı. İnternet alanında yeni trendler konusunda bilgilendirmede bulundu. Sektörün geçmişi ve geleceği konusunda verdiği istatistiki bilgilere dayalı Özellijle “Private Marketing” konusunda verdiği bilgiler benim adıma şaşırtıcı oldu açıkçası. “Private Marketing” pazarının bu kadar geniş olabileceğini düşünmemiştim.
Buraya kadar her şey normaldi, iyi güzel, projemiz var, yaptık ya da yapmak üzereyiz. Yaptıysak eğer eksikliklerimizi ya da projenin ileriki aşamalarında dikkat edilmesi gereken konular, buna hukuki konular da dâhil, üzerinde durduk. Her şey güzel de yatırımcı nasıl bulacağız, bu konuda bizi bilgilendirmek sözü Inovent yatırım adına Elbruz YILMAZ aldı. Elbruz Bey, yatırımcı nasıl bulunur, ne tür projelere yatırım yaptıkları, bundan sonra ne kadar yatırım yapacakları konusunda detaya girmeden kısa bir bilgilendirmede bulundu. İleriki günlerde Inovent’in çalışmaları hakkında bir açıklama yapılacağını da öğrendik kendisinden. Elbruz Bey’in özellikle yatırımcıların girişimlerden bekledikleri konusunda samimi açıklamaları bizler için oldukça anlamlı olduğu kanısındayım.
İş planı, yatırımcılarla görüşme konularını işledik. İnternette trend alanlar, geçilen safhalar ve gelecekte trendler konusunu üzerinde durduk. Olayın hukuki boyutlarına değindik. Yatırımcı nasıl bulunacak, onların bizlerden beklentileri nelerdir onlar üzerinde de durduk. Parçalar birleşince bir yapboz misali her şey yerli yerine oturmaya başladı. Bize ilerisi için çok güzel bir yol haritası oluşturacağında herkes hemfikirdir.
Son olarak ise “bir başarı hikâyesi olarak yemeksepeti.com” konulu bölüm için yemeksepeti.com kurucularından Melih ÖDEMİŞ konuk oldu. Üniversite yıllarından, iş hayatına, yemeksepeti’nin kuruluş aşamalarından şirketin ilk restoranlarla anlaşması ve satışlara başlamalarına kadar geçtikleri bütün aşamaları samimi bir şekilde bizlerle paylaştı. Şirketin bugünkü durumu konusunda somut veriler üzerinden yaptığı açıklamalar nereden nereye geldikleri konusunda kafamızda bir ışık oluşmasını sağladı.
Güzel bir günün sonunda ilerde bize yol gösterecek bir dünya bilgi ile bir dahaki toplantıda buluşmak üzere BİE salonundan ayrıldık. Bu organizasyonu hazırlayan Burak BÜYÜKDEMİR’e ve bizleri bilgilendiren, ışık olan katılımcılara sonsuz teşekkürler.
Nurettin TOPAL
17 Ekim 2009
Levent, İstanbul
Java Teknolojileri ve Programcıları Derneği
“Güzel cevap her zaman daha güzel soruyu sorana verilir.
E. E. Cummings”
Bahçeşehir Üniversitesi salonunda Java Teknolojileri ve Programcıları Derneği’nin düzenlemiş olduğu etkinlik çerçevesinde konuşmacı olarak XING Türkiye İş Geliştirme ve Pazarlama Müdürü Natali YEŞİLBAHAR ile grou.ps kurucusu Emre SOKULLU katıldılar.
Natali YEŞİLBAHAR “Sosyal Ağ”ların günlük yaşamımızdaki önemi konusunda bizlere faydalı bir sunum gerçekleştirdi. Eğlence odaklı sosyal ağlar(facebook, myspace, …) ve iş odaklı sosyal ağlar(xing, linkedin, …) arasındaki farklar ve neden iş odaklı sosyal ağları daha fazla kullanmamız gerekiği konusu üzerinde durdu. Aşağıdaki konu başlıkları üzerinde durduk.
Etkinliği ikinci bölümünde grou.ps kurucusu Emre SOKULLU’yu dinledik. Emre önce grou.ps hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra “Scalability in social network” başlığı altında bu kadar büyük bir trafiğe sahip bir sitenin arkasında duran teknolojiden bahsetti bizlere. Sunucular, yazılımlar, denedikleri, memnun kalıp uyguladıkları, istedikleri verimi alamayıp kenara koydukları uygulamaları. Samimi bir şekilde bu konudaki bütün deneyimlerini bizlerle paylaşarak kendi projelerimizde ne şekilde yol izlememiz gerektiği konusunda tavsiyelerde bulundu.
Keyifli bir ortamda faydalı bilgiler edindiğim bir etkinlik oldu. Emeği geçen herkese teşekkürler…
Nurettin TOPAL
Levent, İstanbul
16.10.2009
Developer Garage İstanbul
“Haberleri takip etmiyorum, eğer haber
gerçekten önemliyse haber bana ulaşır.”
Dünyayı kasıp kavuran ve dünyanın en büyük “Sosyal Ağ” platformu olan Facebook üzerinde uygulama(Application) geliştiricilerinin bir araya geldiği Facebook Developer Garage İstanbul çalışmasının ilk etkinliğine katılmak için erkenden Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü’ndeydim.
Aslında bu etkinlik konusunda çok geç kalındığına baştan söylemeliyim. 300 milyon üyeye ulaşmış bir platform ve 14 milyon üyesi Türkiye’den. Yüzde 4.5 gibi bir rakama tekabül ediyor ki hiç de azımsanamayacak bir rakam. Bu kadar büyük bir nüfusun bu çalışmayı daha erken yapabilmesi gerekiyordu. Gerçi etkinlik organizatörü Özkan ALTUNER tarafından verilen bilgiler neticesinde öğreniyoruz ki bu etkinlik çalışmaları 1.5 yıl öncesinden başlamış ve ancak etkinlik hayata geçirilebilmiş.
Katılımın yoğum olduğu bu etkinlik benim adıma çok keyifli geçti. Her gün mutlaka mesajlarıma bakmak ve gelişmeleri takip etmek için girdiğim bir platformu farklı amaçlar için hatta ticari amaçlar için nasıl kullanabileceğim konusunu hiç düşünmemiştim. Bir yazılım Geliştirme Uzmanı olarak Facebook üzeride nasıl uygulama geliştirileceği konusunda bilgilenmek için bu etkinliğe katılmıştım. Fakat umduğumdan daha da faydalı oldu ve bu etkinlik sayesinde yapmayı planladığım bazı projelerin bir bölümünü tekrar gözden geçirmemi sağladı.
Konuşmacılardan Özkan ALTUNER “Facebook Developer Garage Nedir?” konusuna açıklık getirerek katılımcıları bilgilendirdi. Daha sonra NET platformunda Facebook uygulaması geliştirilmesi üzerinde mini bir örnek vererek, aslında uygulama geliştirmenin o kadar da zor olmadığını gösterdi. Facebook Toolkit, FBML kullanılarak uygulama geliştirme konusunda bizleri bilgilendirdi.
Özgür DEMİR ise Facebook’ta çalışıyor. Video konferans yöntemi ile salona bağlanarak Facebook uygulamaları hakkında bizlere bilgilendirmelerde bulundu.
Emre Sokullu grou.ps platformu kurucusu. Grou.ps insanların kendi “Sosyal Ağ”larını yaratabilecekleri bir platform sunuyor. Facebook API ve uygulamalarından grou.ps platformunda ne şekilde yararlandıkları konusunda bilgilendirmelerde bulundu. Facebook Connect ile çok yakında üyelik sorununu ortadan kaldırarak Facebook hesabınızla grou.ps’tan faydalanabileceğimizin müjdesini verdi.
Gökhan Pişkin, Türkiye’nin en çok kullanılan Facebook uygulaması olan “Rakı Sofrası” uygulamasının yaratıcısı. Uygulamanın nasıl başladığı, başarısında getirisinden ve edindikleri tecrübelerden bahsederek bizlere yol haritası oluşturmasını sağladı. Facebook uygulama geliştirmesi konusunda yapılabilecek çok fazla uygulama olduğunu, kendilerinin yapmış oldu 5-10 tane daha uygulama olduğunu belirtti.
Tolga Arıcan ise Facebook uygulamarından nasıl gelir elde edileceği konusunda bilgilendirmelerde bulundu. Reklamlar, uygulamaları belli bir noktaya getirip satma, sponsorluk anlaşmaları vs… şeklinde sıralayabileceğimiz çeşitlik gelir modelleri üzerinde durdu.
Özgür Alaz da “Facebook Çağında Pazarlama” temalı sunumu ile keyif verici bir çalışmaya imza attı.
Son olarak ta Facebook’tan etkinlik için Türkiye’ye gelen Justin Osofsky “Facebook Connect” ile ilgili bilgiler vererek kendi projelerimizde ne şekilde faydalanabileceğimiz konusunda bizi bilgilendirdi.
Son olarak ben kendime çıkardığım sonuçlar konusunda sizlere bir özette bulunmak istiyorum.
Öncelikle “Facebook Connect” adı ile bizlere sunulan bu API, bizim sitemize gelen ziyaretçilerimizin üye olma zahmetine girmesini önleyerek Facebook hesabı ile giriş yapmalarını sağlıyorum. Facebook email ve şifre haricinde diğer profil bilgilerini bize bu API vasıtası ile sağlamaktadır.
Bir ikinci konu ise yapmış olduğumuz uygulamalar ile çeşitli gelir modellerini kullanarak ticari kazanç elde edebiliriz.
Bir diğer konu da Facebook uygulamaları ile çok daha fazla kişiye ulaşıp buradaki popülâsyondan kendi projelerimize akış sağlayabilmemizdir.
Son olarak böyle güzel bir etkinliğin oluşmasında emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler…
Nurettin TOPAL
Levent, İstanbul
14.10.2009