1
Kasım
2010
Ben Mezrich tarafından yazılmış Kazara Milyarder kitabında Facebook’un kuruluş hikayesini okudum. Okurken ilginç detaylarla karşılaştım. Mark Zurkerberg’in sosyal yaşantısı, insanlarla iletişimi, kızlarla arasının ne kadar kötü olduğu, Harvard’daki kulüpler, sosyal yaşantılar, tabii ki Facebook efsanesinin doğuşu ve yükselişi vs….
Bu hafta sonu da bu kitaptan uyarlanmış “sosyal ağ” filmini izledim. Filmi çok güzel bulduğumu söyleyemem. Ortalama bir film olmuş… Yalnız benim en çok dikkatimi çeken; Harvard’daki öğrenci yaşantısı ve kulüplerin öğrenciler üzerindeki etkisi…
Kitaptan ve filmden yola çıkarak Facebook’un hikayesini ksıa bir özet geçmek gerekirse;
Mark, asosyal bir bilgisayar delisi. Kızlarla arası pek iyi değil. Arkadaşı Eduardo Saverin ile birlikte kızlarla güzel bir gece gece geçirmek istiyorlar ama Mark için fiyasko ile sonuçlanan bir gece oluyor.
Bunun üzerine kızlardan intikam almak için, bir fikir geliyor akılına. Kampüsteki bütün kızların fotoğraflarına erişip kızlar arasında oylama yaptırmak. Bir gecede bütün kampüsteki üniversite ağına girerek bütün fotoğragleri bilgisayarına indiriyor ve facemash.com projesini ortaya çıkıyor. Denemesi için bir kaç arkadaşına linki gönderdiğinde ilk bir saatte 22.000 hit alan site sayesinde kampüsteki network çöküyor.
Okul yönetimi ile başı belaya giriyor, uzaklaştırma alıyor, vb olaylar gelişiyor. Kampüste herkes Mark’tan bahsediyor.
Kampüs içerisinde arkadaşlık sitesi kurmak isteyen ve bunun için “deli bir programcı” arayan ikiz kardeşler Mark’a ulaşıyorlar ve “Harvard Connect” projelerinden Mark’a bahsediyorlar. Mark hemen işi kabul ediyor ve yaparım diyor. Bir süre ikiz kardeşleri oyaladıktan sonra projeyi yapmayacağını söylüyor ve thefacebook.com projesini hayata geçiriyor. O zamanlar en yakın arkadaşı olan Eduardo Saverin ise şirketin %30 ortağı ve Finans Müdürü olarak şirkete 1.000 USD’lik yatırımı gerçekleştiriliyor. Daha sorna bunu 18.000 USD’lik ikinci yatırımı izliyor.
Harvard’dan çıkıp başka üniversitelere de yayılan facebook hızla adından söz ettirmeye başlıyor. Bu arda ikiz kardeşleri Mark’ı hırsızlıkla suçlayarak, fikirlerini çaldığı gerekçesi ile önce okul yönetimine şikayet ediyorlar, sonrasında da mahmekeme yoluyla dava ediyorlar.
Mark sonrasında Napster’ın kurucusu Sean Parker ile tanışıyor ve onun da yardımı/yönlendirmesi ile facebook hızlı bir tırmanışa geçiyor.
Bir yatırım firmasından(Melek Yatırımcı) aldıkları 500.000 USD ile hem şirketi yeniden yapılandırıyorlar hem de projeinin büyümesi için yeni elemanlar/stajyerler alıyorlar ve facebook hızla yükselmeye başlıyor. Üye sayısı milyonlara ve yüz milyonlara ulaşıyor.
Zaman geçtikçe Saverin’e ait olan %30 luk hisse giderek azalıyor ve Mark’ın tek arkadaşı olan Eduardo ile arası bozuluyor ve Eduardo da Mark’ı mahkemeye verenler arasıan katılıyor.
Mark sonunda “İkiz Kardeşler” davasında ve Eduardo’nun açtığı davada pes ediyor ve ikisine de yüklü bir miktar para ödüyor.
Şu an 500 Milyonun üzerinde üye sayısı ve 33 Milyar USD’lik değeri ile facebook dünyanın sayılı şirketleri arasında. Mark ise dünyanın sayılı zenginleri arasında…
Filmi izlemenizi ya da kiyabı okumanızı isterim. Hem kitap hem film o kadar iyi olmasa da içerdiği konu bakımında oldukça etkileyici bir süreci anlatıyor.
yorumlar:
yorum yapmak ister misin?